Korneal ve Konjonktival Doku Problemleri

16 Ağustos 2011 | Kategori: Lens Hakkında

 

 

 

Burada bahsedilen, kontakt lens kullanımına bağlı en sık görülen korneal ve konjonktival doku problemlerinin kısa ve net bir açıklamasıdır.

SÜPERFİSYEL PUNKTAT KERATOPATİ.

Epitel yüzeyi üzerindeki boşluklarda sodyum floresein kaldığı zaman korneal boyanma olur.Bu da, hücrelerin parçalanması,yerdeğiştirmesi, harabiyeti veya yokluğundan kaynaklanır. Kontakt lensler nedeniyle boyanma, sıklıkla mekanik travma, dış etkenlere maruz kalma, kuruma, metabolik karışımlar veya kimyasal toksisite ve/veya hipersensitivite sonucu olur. Orta derece boyanma asemptomatik olabilir, ama epitelin bozulması arttıkça rahatsızlık,ağrı, lakrimasyon artması ve fotofobi bildirilmiştir. Geniş ve daha derin epitel zedelenmesi ile floresein korneal stromaya geçebilir.

Yabancı bir cismin kornea ve kontakt lens arasında hareket etmesi; yabancı cismin korneada sıkışması; yırtılmış,çizilmiş kontakt lens; lensi takıp çıkarırken tırnaklar, mekanik travmaya yol açabilir.Hipoksi sonucu oluşan metabolik artıklar geniş bir korneal alandaki epitel hücrelerinin seçici geçirgenliğini bozabilir veya değiştirebilir. Korneal lenslerle açık kalmaya bağlı kuruluk saat 3 ve 9 hizasında veya korneanın inferior alanlarında boya almaya yol açar. Kimyasal toksisite ve/veya hipersensitivite boyanması genelde kontakt lens solüsyonlarına,lens atıklarına ve bu atıkların birikimleri sonucu olur. Solüsyon toksisitesi ve/veya hipersensitivitesi ile alakalı ciddi epitel bozukluğu yılankavi, açık renk boyanan, kalkık grimsi epitelyal plaklar şeklinde pseudodendriderle; superior kornea ve komşuluğundaki bulbar konjonktivanın inflamatuar reaksiyonu şeklinde ortaya çıkan superior limbik keratokonjonktivide sonuçlanabilir. (Şekil 12-4) Derin ve geniş bir alanda epitelin bozulması, epitelin infeksiyonlara karşı bariyer fonksiyonu yeteneğini azaltır, bu da ülseratif keratite yol açabilir.Günlük kullanım,sert gaz geçirgen korneal veya yumuşak kontakt lenslerle mikrobiyal keratit insidansı çok düşüktür ancak bu yumuşak uzun süreli kullanım lensleriyle çok daha yüksektir,en sık görülen patojen de Pseudomonas Aeruginosa'dır.32


ÖDEM. Kontakt lens kullanımıyla oluşan korneal stroma ödeminin primer nedeni hipoksidir,ancak hipotonik preoküler gözyaşı film tabakasının da katkısı vardır. PMMA ve çok düşük Dk/L sert gaz geçirgen kornal lenslerle ödem; büyük, etrafı daire şeklinde çizilmiş beyazımsı gri alan olarak görülür. Santral dairesel buludanma olarak adlandırılır. Primer fıksasyonda opük zon pozisyonlarının santralindeki noktanın çevresinde ortaya çıkar. Bunu göstermek için yarıklı lamba biyomikroskobunda split-limbal tekniği kullanılır;sorunlu alan mikroskoba bakmadan pupilin siyah zemini üzerinde doktor tarafından görülür. Santral dairesel bulutlanma grade l'den grade 3'e (1.dereceden S.dereceye) ilerlediği zaman renk derinleşir, sınırları daha uzak hale gelir ve epitel lekelenir. Yumuşak kontakt lenslerle ödem, klinik olarak santral dairesel bulutlanma şeklinde prezente olmaz daha ziyade korneal kalınlık yaklaşık %6 arttığı zaman posterior stromada ortaya çıkan strialarla ve korneal kalınlık %10 veya daha fazla artuğında endotelin katlanması ile anlaşılır.(Şekil 12-5) Sert veya yumuşak günlük kullanım lensleri korneal kalınlığı nadiren bu dercelerde değiştirirler.PMMA lensler istisnadır,yumuşak uzun süreli kullanım lensi kullanan hastaların büyük çounluğu en azından %10 korneal kalınlık artışının farkına varırlar. Strialar ince,grimsi beyaz, posterior stromada kı çizgilerdir. Bunların, posterior stroma ve vertikal olarak yerleşmiş kollajen fibrillerin sıvı ayrışımından oluşan refraktif etkinin sonucu olduğuna inanılır. Endotel kıvrımları, posterior kornea tabakalarının 'bucklingi' olarak görülür; speküler yansıma ile incelendiği zaman koyu çizgiler şeklinde ve direk ilüminasyonla parlak çizgiler şeklinde görünürler.

 

MİKROKİSTLER : . Kontakt lens kullanımıyla oluşan mikrokistler, epitelin tabanındaki membranda intraepitelyal tabakalar komşuluğunda oluşan ölü hücresel materyal cepciğidir. Bu,ciddi hipoksi sonucu oluşan organize olmayan hücre büyümesinin klinik kanıtıdır. Yarıklı lamba biyomikroskobunda gösterilen mikrokisüer ters illüminasyon verir.Mikrokist içerisindeki ışığın dağılımı arka plana zıt olduğu içindir.Girin ti oluşumu ve vakul sıvı ceplerinden ayırt edilmesi gereken küçük ve irregüler dağınık noktalar şeklinde görünürler. Mikrokisüer sıklıkla yumuşak uzun süreli kullanım lenslerinin kullanımına eşlik ederler ama ilk birkaç ayda ortaya cıkmayabilirler.Mikrokist,epitel yüzeyi içerisine doğru ilerledikçe korneal boyanma görünür. Yumuşak uzun süreli kullanım lenslerinin kullanımı bırakıldığı zaman başlangıçta mikrokist sayısı artar,sonra yaklaşık 2 aydan fazla bir sürede yok olana kadar azalır."

İNFİLTRATLAR : Kontakt lens kullanımıyla oluşan infiltratlar, kornea stromasının kollajen fıbrilleri arasındaki beyaz kan hücre birikintileridir. Bunlar; hipoksi, kimyasal toksisite ve/veya hipersensitivite, kornea ve kontakt lens arasında sıkışmış atıkların dekompozisyonu, denature olmuş proteinler veya ekzotoksinler sonucu oluşur. İnfiltratlar; beyaz, beyazımsı gri, anterior stromada tek veya mulüpl odaklar şeklinde görünürler. Sıklıkla limbusa doğru yerleşirler. Küçük veya birkaç infiltrat, asemptomatik olabilir; ama daha büyük infiltraüar; rahatsızlık, ağrı, fotofobi ve lakrimasyona yol açabilir. Superior limbik keratokonjonktivit, superior korneada birçok mikroinfıltratla beraber olur. Kontakt lens akut kırmızı göz sendromunda periferik korneanın çeşidi segmenüerinde daha büyük infiltraüar vardır.Bu sendrom sıklıkla yumuşak uzun süreli kullanım lenslerinden kaynaklanır. Hasta, hareketsiz lensin arkasına sıkışmış hücre atıklarıyla uyanır. Atıkların dekompozisyonunun enzim salgılaması muhtemeldir ve diğer nekrotik atıklar .sonradan bu ağrılı inflamasyonla çok hiperemik olan komşu limbal damarlardan hücre göçüne yol açan kemotoksik uyaran olarak davranır.



HİPEREMİ VE NEOVASKÜLARİZASYON. Bölgesel hiperemi genelde, saat 3 ve 9 hizasında kuruluğa bağlı boyanmaya ve periferik kornea infiltraüarına,ülserlere veya abrazyonlara eşlik eder. Daha yaygın,korneayı çepeçevre saran hiperemi; hipoksi ve diğer inflamatuar uyaranlardan kaynaklanabilir. (Or; kimyasal,ozmotik ve fiziksel) Limbus komşuluğunda fizyolojik ödemli normal bir alan oluşur ve bunun içerisinde biraz ileride superior korneaya yayılan normal kornea vakularizasyonu vardır.Korneanın geri kalanı avaskülerdir çünkü yapısı damar büyümesi için çok kaüdır. Ancak kornea metabolizması sonucu ve ödem sonrasında yapısını kaybeder ve sekonder uyaranla neovaskülarizasyon oluşur. Kontakt lens kullanımına bağlı neovaskülarizasyon, derin damarlardan çok daha sık olarak süperfisyal damarlaı içerir. Kontakt lens kullanımına bağlı neovaskülarizasyon için çok da sık olmayan, kornea üzerine 2-3mm'den fazla yayılmasıdır. Uygun bir şekilde kontrol altına alındıktan sonra damarlar boşalır ama damar duvarları kalır. Bu hayalet damarlar indirek illüminasyonla incelendiğinde, donuk beyaz çizgiler şeklinde görünür ve yıllarca kalırlar. Sonradan gelen orta dereceli bir uyaran bu damarları yeniden kanla doldurabilir. 

POLİMEGATİZM VE BLEBLER.  Yeterli hipoksi ve kronik kornea asidozu, endotel hücre büyüklüğünde değişikliğe yol açabilir(polimegatizm); speküler yansıma ve çok büyük büyütme ile gösterilebilir.Nedenleri azaltmak veya ortadan kaldırmak için uygun bir tedaviden sonra endotel yapısı genelde normala döner. Kornea blebleri yeterli hipoksi ve asidozla ortaya çıkan intraselüler ödemi oluşturur.Bunlar genelde adapte olmamış kontakt lens kullananlarda oluşur ve polimegatizmin prekürsörü (öncüsü) de olabilirler. Speküler yansımada blebler, siyah noktalar şeklinde görünürler ve kornea guttata'ya benzerler.

 

DEV PAPİLLER KONJONKTİVİT. Kontakt lens kullanımıyla oluşan papiller konjonktivit, genelde dev papiller konjonktivit olarak adlandınlır.Primer olarak superior tarsal konjonktivanın mekanik irritasyonundan ve sekonder olarak hastanın lens üzerindeki mukopolisakkaritlere karşı olan otoimmun reaksiyonundan kaynaklanır.Normal mikropapillanın 0.3mm'den küçük çapı vardır,makropapillamn çapı 0.4- 0.9mm'dir ve dev papillanın çapı lmm veya daha büyüktür.Büyümüş papillalar, lenfosit ve plazma hücre topluluklarıdır.Büyümüş papillaya ek olarak kontakt lens kullanımına bağlı papiller konjonktivit; hiperemi,azalmış saydamlık ve tarsal konjonktivadan artmış mukus üretimi ile karakterizedir(şekil 12-7) .Hastanın semptomları; konforda azalma,lens hareketlerinde artış, bulanık görüş ve kaşıntıyı içerir.Papiller konjonktivitin ciddiyetiyle beraber direk olarak bulgu ve semptomlar da artar. Mast hücre stabilizatörleri semptomları azaltmak için kullanılabilir ama nedenlerin ortadan kaldırılması gereklidir.Bu; lens bakımının iyileştirilmesini, daha sık lens değiştirmeyi ve kullanım süresini azaltmayı gerektirir.

 

  

Yorum Yapın